Bilimsel Makalelerde Cannabidiol (CBD)

0
Medikal Cannabis Türkiye > Makaleler > Bilimsel Makalelerde Cannabidiol (CBD)

CANNABİDİOL (CBD) HAKKINDA HERŞEY:

Cannabidiol (CBD), cannabis bitkisinin bileşenlerinden olan cannabinoidlerden biridir. Hiçbir pisikoaktif etki içermediği için pek çok ülkede yasaldır. Başta Dünya Sağlık Örgütü olmak üzere pek çok devlet kurumu tarafından “güvenli” kabul edilmiştir.

Bu çalışmada CBD hakkında bilimsel makaleleri tarayarak güncel gelişmeleri yakalamak hedeflenmiştir.

UNUTMAYIN: Piyasada satılan CBD ürünlerinin %98’inin yanlış etiketlendiği, içeriğinde CBD bulunmadığı veya eser miktarda CBD içerdiği ortaya çıkarılmıştır. Özellikle Türkiye gibi henüz ürün testlerinin, kontrollerinin yapılmadığı ülkelerde insanların sağlığı ile oynayabilecek karışımlar satılmaktadır. Bu konuda XXXX MAKALEMİZE göz atmanızı öneririz.

1. CANNABIDIOL (CBD)’NİN İYİLEŞTİRİCİ (TERAPÖTİK) ETKİLERİ:

“Cannabidiolun (CBD) iyileştirici etkileri: Klinik deneyler ve insan labaratuvar çalışmaları delillerinin kritiği” (1)

a) Sara (Epilepsi) için güçlü deliller: Yüksek kalitede rastgele (random) kontrollü denemeler; CBD’nin (Epidiolex®) Lennox-Gastaut, Dravet sendromu ve tüberoz skleroz kompleksindee ciddi oranda nöbetlerini azalttığı ortaya konmuştur. Bu belirtiler için kullanımı FDA tarafından onaylanmıştır.

b) Güvenlik: CBD genel olarak suistimal riski olmayan, psikoaktif etkilerinin bulunmayışı sebebiyle yetişkinler tarafından iyi seviyede tolere edilen bir bileşendir.

c) Potansiyel kaygı giderici (anksiyolitik) etkileri: Bazı laboratuvar çalışmaları, sosyal kaygı bozukluğu da dahil olmak üzere, kişinin bildirdiği kaygılarda (örneğin topluluk önünde konuşma görevleri sırasında) akut azalmalar olduğunu göstermektedir.

d) Şizofreni için umut vaadediyor: Bazı araştırmalar CBD’nin pozitif psikotik semptomları azaltabileceğini ve geleneksel antipsikotiklerden daha iyi bir yan etki profiline sahip olduğunu öne sürmektedir.

e) Opioid kullanım bozukluğunda: Kontrollü çalışmalar, CBD’nin uyuşturucu ilintili işaretlerden tetiklenen eroin arzusunu, kaygıyı ve fizyolojik stres tepkilerini azalttığını ve etkilerinin tedaviden günler sonra da sürdüğünü göstermektedir.

f) Parkinson hastalarında yaşam kalitesinin artırılması: Az sayıda çalışmalar, Parkinson hastalarının iyi hissetmesi, TSSB semptomlarının şiddeti, uyku süresi ve bazı ağrı durumlarında faydaları olduğunu ortaya koymaktadır.

g) Çoğu alternatifine göre düşük toksisite göstermesi: Solunum depresyonu olmadan, kardiyovasküler etkilerin minimal ve opioidler veya benzodiazepinlere göre çok daha düşük risk profili var.

Sonuç: Klinik öncesi ve insan laboratuvar verileri, CBD’nin kaygı, ödül, iltihaplanma ve psikozla ilişkili yolları etkilediğini göstermektedir.

Genel yan etkileri: özellikle yüksek veya kronik dozlarda uyku hali, ishal, yorgunluk, kusma ve uyuşukluk yer alır.

2. CANNABIDIOL(CBD) VE BEYİN FONKSİYONLARI

“Cannabidiol ve beyin fonksiyonu: mevcut bilgi ve gelecek perspektifleri” (2)

a) Spesifik pediatrik epilepsilerde kanıtlanmış antinöbet etkinliği: CBD (Epidiolex), Lennox-Gastaut ve Dravet sendromlarında nöbet sıklığını azalttığına dair güçlü klinik dayanaklar mevcut.

b) İnsanlarda anksiyete azaltıcı etkiler: Deneysel stres ve sosyal kaygı modellerinde (ör. topluluk önünde konuşma) CBD’nin kaygıyı azalttığı ve limbik beyin aktivitesini modüle ettiği gösterilmiştir.

c) Çoklu etki mekanizmaları (biyolojik olarak güçlü bir temel): 5-HT1A, TRPV kanalları, adenozin A2A, FAAH/anandamid, GABA_A, PPARγ gibi birçok hedefle etkileşimi sebebiyle geniş terapötik potansiyele sahip olduğu belirtilmiş.

d) Nöroprotektif ve bilişsel faydalara dair güçlü veriler: Hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde, nöroinflamasyonu ve oksidatif stresi azalttığı, BDNF’yi artırdığı ve hafıza bozukluklarını iyileştirebildiği görülmüştür.

e) Bağımlılık ve yoksunluk (craving) üzerinde potansiyel fayda: Hayvan çalışmalarında ve erken insan verilerinde nikotin ve opioid kullanımına yönelik olumlu etkileri görülmüştür.

f) Beyin görüntüleme çalışmalarıyla desteklenen etkiler: CBD’nin amigdala, hipokampus ve fronto-striatal ağları etkilediği gösterilmiştir; bu da anksiyolitik ve antipsikotik hipotezleri desteklemektedir.

Olumsuzluklar: Kronik ağrı, Alzheimer, Parkinson, Huntington, psikoz ve madde kullanım bozukluklarında kanıtlar çoğunlukla hayvan deneyleri veya küçük ölçekli insan çalışmalarına dayanır. CBD’nin etkisi doza çok duyarlıdır; çok düşük veya çok yüksek dozlar etkisiz olabilir. Klinik olarak ideal doz aralığı net değildir. Özellikle bazı antiepileptiklerle birlikte kullanıldığında karaciğer enzimlerinde artış rapor edilmiştir.

3. ANTİOKSİDATİF VE ANTİ-İNFLAMATUAR ÖZELLİKLER
“cannabidiol içeriğinde antioksidatif ve anti-inflamatuar özellikler.” (3)

a) Güçlü antioksidan etki: Cannabidiol (CBD), serbest radikalleri doğrudan nötralize edebilmekte ve bazı durumlarda C ve E vitamini gibi klasik antioksidanlardan daha güçlü etki göstermektedir.

b) Anti-inflamatuar özellikler: CBD, TNF-α ve IL-1β gibi pro-inflamatuar sitokinleri azaltarak inflamatuar süreçlerini baskıladığı görülmüştür.

c) Nöroprotektif etki: Oksidatif stres ve inflamasyona bağlı nöronal hasarı azaltarak nörodejeneratif hastalıklarda potansiyel fayda sunar.

d) Psikoaktif değildir: THC’nin aksine psikotrop etki göstermemesi, klinik kullanım açısından önemli bir avantajdır.

e) Geniş iyileştirici potansiyel: Kardiyovasküler, nörodejeneratif, metabolik ve inflamatuar hastalıklarda kullanım potansiyeli vardır.

f) Genel olarak düşük toksisite: Deneysel modellerde güvenli bir profil göstermektedir.

Olumsuzluklar: Bulguların büyük kısmı hücre kültürü ve hayvan modellerine dayanmaktadır; insanlarda klinik doğrulama sınırlıdır. Etkili dozlar çalışmadan çalışmaya değişmektedir; net bir terapötik doz aralığı tanımlanmamıştır. Kronik kullanımın uzun vadeli etkilerine dair yeterli insan çalışması bulunmamaktadır.

4. ANKSİYETE BOZUKLUĞU İÇİN CANNABİDİOL (CBD)
“Anksiyete bozukluğunun potansiyel tedavisinde cannabidiol” (4)

a) Güçlü preklinik kanıt: Hayvan çalışmalarında CBD; Yaygın Anksiyete Bozukluğu (GAD), Sosyal Anksiyete Bozukluğu (SAD), Panik Bozukluk (PD), Obsesif-Kompulsif Bozukluk (OKB) ve Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) ile ilişkili anksiyete davranışlarını tutarlı biçimde azaltmaktadır.

b) Geniş etki yelpazesi: CBD; anksiyolitik, panikolitik ve antikompulsif etkilere sahiptir; otonom uyarılmayı ve koşullanmış korku tepkilerini azaltır.

c) Anksiyojenik etki eksikliği: THC ve diğer CB1 agonistlerinin aksine, CBD genellikle anksiyeteyi artırmaz. Özellikle sosyal anksiyete bozukluğu olan bireylerde, topluluk önünde konuşma gibi stresli durumlarda anksiyeteyi azaltır.

d) Yüksek güvenlilik profili: 1500 mg/gün’e kadar iyi tolere edilir; sedasyon ve psikomotor yavaşlama minimaldir.

e) TSSB (PTSD) için potansiyel: Stresin uzun vadeli etkilerini azaltma, korku söndürmeyi artırma ve travmatik anıların yeniden pekişmesini engelleme açısından umut vericidir.

Olumsuzluklar: CBD’nin etkisi çan eğrisi (bell-shaped) gösterir; yüksek dozlarda etkinlik azalabilir. Uzun süreli CBD kullanımına dair çalışmalar az ve tutarsızdır. Randomize, kontrollü uzun dönem klinik çalışmalar henüz yoktur.

5. BİLİŞSEL BOZUKLUKLARIN TEDAVİSİNDE CANNABİDİOL
“Bitki kökenli bir bileşik olan cannabidiol, bilişsel bozuklukların tedavisinde ortaya çıkan (gelişmekte olan) bir strateji: randomize çalışmaların kapsamlı bir derlemesi.” (5)

• Birden fazla (16) çalışmanın 9’unda; TSSB (PTSD), anksiyete, madde kullanım bozuklukları, şizofreni ve bazı sağlıklı gönüllü paradigmaları dâhil olmak üzere çeşitli durumlarda anksiyete düzeylerinde ve bazı bilişsel ölçümlerde iyileşmeler göstermiştir.

Tutarlı bir etkili doz aralığının rapor edilmesi: Yaklaşık 300–1.500 mg aralığındaki tek doz oral uygulamaların birden fazla çalışmada olumlu sonuçlarla ilişkili olduğunu ortaya konmuştur.

• İncelenen randomize kontrollü çalışmalarda CBD, az sayıda ciddi ters etkiyle ilişkilendirilmiş olup, bağımlılık potansiyeline dair ikna edici bir bulgu saptanmamıştır.

Madde kullanımına yönelik çalışmalarda aşerme ve anksiyete azalması: En az bir randomize kontrollü çalışmada CBD, opioid bağımlısı katılımcılarda özellikle 800 mg dozunda, uyuşturucuyu hatırlatan tetiklemeler sebebiyle yoksunluk hissetme ve anksiyete düzeylerini azaltmıştır.

• TSSB (PTSD), anksiyete ve bir çalışmada şizofreni gibi farklı bozukluklarda elde edilen olumlu sonuçlar, iyi tasarlanmış ve yeterli örneklem büyüklüğüne sahip hedefe yönelik çalışmaların belirli endikasyonlarda başarılı olabileceğine işaret etmektedir.

Olumsuzluklar:
• 16 çalışmanın 7’sinde bilişsel bir fayda görülmemiş, bulgular karışık ve düzensizdir.
• Denemeler sağlıklı gönüllüleri ve çok farklı bozuklukları olan hastaları (PTSD, şizofreni, eroin bağımlılığı, kokain kullanım bozukluğu, atletik yetişkinler vs.) içeriyordu ve bu da toplu yorumu zorlaştırmıştır. Sonuç ölçümleri ve bilişsel testler çalışmalar arasında farklılık göstermektedir.

6. SPORDA CANNABIDIOL (CBD)

“Sporda cannabidiol: CBD’nin performansı ve iyileşmeyi nasıl artırabildiğine dair bilgiler.” (6)

a) İyileşme ve fiziksel sağlık:

• Kas iltihabını (enflamasyonu) sitokinleri ve kortizolü düşürerek azaltabiliyor.
• Yoğun antrenman sonrası 72 saat içinde kreatin kinaz ve miyoglobin seviyelerinde düşüşle toparlanmaya yardımcı olabilir.
• Serotonin ve opioid etkileşimleri yoluyla ağrı kesici (analjezik) özellikler gösterir.
• Yoğun egzersiz sırasında kalp kası hasarına karşı koruma sağlayabilir.

b) Uyku ve Ruh hali:

• Uykuya dalma süresini, uyku sürekliliğini ve öznel uyku kalitesini iyileştirebilir.
• Kaygı giderici (anksiyolitik) ve antidepresan etkiler göstererek stres yönetimine yardımcı olabilir.
• Esenlik hissiyle ilişkili olan anandamid sinyalini artırabilir.

c) Yasallık

• Dünya Anti-Doping Ajansı (WADA), profesyonel sporcular için CBD kullanımını kabul etmiştir.
• İnsanlarda yüksek dozların (25mg/kg) tüketim için güvenli olduğu görülmektedir.

Olumsuzluklar: “Enflamasyonu veya performansı iyileştirme konusundaki kanıtlar halen çelişkilidir.” Sporcular ve fiziksel olarak aktif bireyler üzerinde yeterli düzeyde insan deneyi bulunmamaktadır. Performans veya toparlanma için gerekli optimal dozajlar belirsizdir ve yöntemler değişkendir. Bazı ülkelerde CBD satışı veya kullanımı hala yasa dışıdır.

7. CANNABİDİOL KULLANICILARI ÜZERİNE ÇALIŞMA

“Cannabidiol kullanıcılarına yönelik kesitsel bir çalışma.” (7)

Büyük ve coğrafi olarak çeşitlilik gösteren bir örneklemle yapılan, doğrudan CBD kullanıcılarına odaklanan ilk çalışmalardan biri 2,409 cannabidiol (CBD) kullanıcısı üzerine yapılmıştır. Buna göre;

• Terapötik Etki: Katılımcıların %36’sı CBD’nin tıbbi durumlarını tek başına “çok iyi” tedavi ettiğini belirtmiştir. Özellikle ağrı, anksiyete ve depresyon için yaygın ve etkili kullanımı rapor edilmiştir.

• Güvenlik ve Yan Etkiler: CBD genel olarak iyi tolere edilir; istismar veya bağımlılık belirtisi gösterilmemiştir. Ciddi olmayan yan etkiler rapor edilmiştir.

• Pazar ve Mevzuat: Tüketici talebi hızla artmaktadır ve FDA onaylı ilk CBD ilacı (Epidiolex) tıbbi meşruiyeti artırmıştır.

Olumsuzluklar: Katılımcıların sadece %4,3’ü CBD’nin durumlarını “pek iyi tedavi edemediğini” bildirmiş (“Etkili olma hali, üründeki diğer bileşenlerin varlığından da kaynaklanıyor olabilir”). Her üç kullanıcıdan biri yan etki bildirmiştir.En yaygın etkiler ağız kuruluğu (%11), öfori (%6,4) ve açlık hissidir (%6,3). Öfori gibi etkiler, ürünlerde istenmeyen THC varlığına işaret edebilir.

8. TIBBİ TEDAVİLERDE CANNABİDİOL
“Ağrı gidericinin ötesinde: tıbbi tedavilerde cannabidiolün potansiyeli üzerine bir inceleme.” (8)

• Psikoaktif Değildir: THC’nin aksine sarhoş edici etkileri yoktur.
• Anti-enflamatuar, antioksidan, antikonvülsan ve anksiyolitik potansiyele sahiptir.
• Klasik kannabinoid reseptörlerinin ötesinde birçok farklı reseptörle (5-HT1A, PPAR vb.) etkileşime girer.
• Nörolojik Durumlar: Epilepside, Epidiolex gibi ilaçlar şiddetli nöbetlerin (Dravet ve Lennox-Gastaut) tedavisinde onaylanmıştır.
• Parkinson: Psikoz, depresyon ve uyku bozuklukları gibi motor olmayan semptomları iyileştirme potansiyeli gösterir.
• Alzheimer: Beta-amiloid birikimini ve nöroenflamasyonu azaltmaya yardımcı olabilir.
Anti-enflamatuar Etki: İltihaplı bağırsak hastalığı (IBD), romatoid artrit ve sedef hastalığında bağışıklık tepkisini baskılayarak semptomları hafifletebilir.
• Yaşam Kalitesi: Klinik çalışmalarda hastaların yaşam kalitesinde artış sağladığı görülmüştür.
• Antitümör Aktivite: Kanser hücrelerinin ölümünü tetikleyebilir ve kemoterapiye olan duyarlılığı artırabilir.
• Palyatif Bakım: Bulantı, kusma ve ağrıyı yönetmek; iştahı artırmak için kullanılmaktadır.

Olumsuzluklar: CBD, ışığa, ısıya ve oksidasyona karşı oldukça hassastır. Ülkeler arası yasal farklılıklar ve kenevir üretiminde pestisit/ağır metal kontaminasyonu riski vardır. Uzun süreli etkinliği ve güvenliği değerlendirmek için daha fazla geniş ölçekli klinik çalışmaya ihtiyaç vardır. Çoğu veri hala hayvan veya laboratuvar çalışmalarına dayanmaktadır.

9. CANNABİDİOL: FARMAKOLOJİ VE TERAPÖTİK HEDEFLER (9)

• FDA Onayı: Epidiolex®, dirençli çocukluk çağı nöbetlerinin (Dravet ve Lennox-Gastaut sendromları) tedavisi için onaylanmıştır.
• Genel Güvenlik: CBD, sınırlı yan etkileri olan iyi bir güvenlik profiline sahip olarak kabul edilir.
• Epilepsi: En güçlü kanıtlar epilepsi içindir; nöbet sıklığında belirgin azalmalar gösterilmiştir.
• Psikoz: Bazı çalışmalar yüksek dozların (1000 mg/gün) şizofrenide pozitif psikotik semptomları azaltabileceğini öne sürmektedir.
• Anksiyete: Belirli dozların ($300 mg) topluluk önünde konuşma testlerinde anksiyeteyi azalttığı gözlemlenmiştir
• 65’ten fazla moleküler hedefle etkileşime girerek geniş bir terapötik potansiyel sunar
• Epidiolex® için titiz farmakokinetik değerlendirmeler ve kontrollü klinik deneyler mevcuttur.

Olumsuzluklar:
• Reçetesiz satılan pek çok ürün onaylanmamıştır, yanlış etiketlenmiş olabilir ve zararlı kimyasallar veya THC içerebilir.
• Yan Etkiler: İshal, baş ağrısı, iştah azalması ve uyku hali yaygın yan etkilerdir.
• Karaciğer Riski: Yüksek dozlar ($20mg/kg) anormal karaciğer fonksiyon testleri ile ilişkilendirilmiştir.
• Mevcut çalışmalar, CBD’nin düşük dozlarda kronik ağrı veya fibromiyalji için etkili bir analjezik olmadığını göstermektedir.

10. CBD’NİN BİYOLOJİK ETKİLERİ
“Abartının ötesinde: CBD’nin biyolojik etkilerinin ve eylem mekanizmalarının kapsamlı bir şekilde araştırılması” (10)

• Kaygı azaltıcı, uykuya yardımcı ve anti-depresan etkiler gösterme potansiyeline sahiptir.

• Opioid kullanımını azaltarak aynı düzeyde ağrı kesici etki sağlanmasına yardımcı olabilir.

• Reaktif oksijen türlerini (ROS) inhibe eder ve pro-inflamatuar sitokinleri (TNF-α, IL-6 vb.) baskılayarak anti-inflamatuar etki gösterir.

• Geleneksel ilaçların (kabızlık, baş ağrısı vb.) yan etkilerine neden olmadan bulantıyı azaltabilir.

• GPR3 ve GPR12 etkileşimi yoluyla metabolik homeostazı iyileştirme potansiyeline sahiptir.

• Geniş bir hücre kültürü, hayvan modeli ve klinik araştırma temeline sahiptir.

Olumsuzluklar: CBD’nin tüm reseptör etkileşimlerinin kapsamlı bir sınıflandırması henüz tam olarak aydınlatılmamıştır. Anne karnında CBD’ye maruz kalmanın dişilerde bilişsel yetenekleri ve prefrontal korteks uyarılabilirliğini azaltabileceği gözlemlenmiştir. CYP450 enzimlerini inhibe ederek diğer ilaçların (örn. kemoterapi ilaçları, opioidler) metabolizmasını bozabilir ve doz aşımı riskini artırabilir. Araştırmalar için saf, güvenilir ve şeffaf dozajlı ürün tedarik etmek hala bir zorluktur.

11. CBD’NİN PSİKİYATRİK VE TIBBİ DURUMLAR ÜZERİNDEKİ ETKİSİ (11)

• Hayvan modellerinde nöroprotektif, anti-enflamatuar ve antidepresan benzeri etkiler gözlemlenmiştir. Bazı küçük ölçekli insan çalışmalarında sosyal anksiyete ve Travma Sonrası Stres Bozukluğu (PTSD) semptomlarında azalma bildirilmiştir.

• CBD’nin anksiyolitik (kaygı giderici) potansiyeli olduğu ve serotonin sistemini etkileyerek depresyona yardımcı olabileceği düşünülmektedir. Şizofrenide psikotik semptomları iyileştirebileceğine dair bazı bulgular mevcuttur.

• Epidiolex isimli FDA onaylı ilaç, çocukluk çağı dirençli epilepsi türlerinde (Dravet ve Lennox-Gastaut) etkili bulunmuştur. Alzheimer’da amiloid plak oluşumunu engelleme potansiyeli gösterilmiştir (in vitro).

• Yüksek dozlarda CBD’nin uykusuzluk çekenlerde toplam uyku süresini artırabildiği ve gece uyanmalarını azaltabildiği görülmüştür.

• CBD’nin ölümcül doz riski (LD50) oldukça düşüktür; ortalama bir insanın hayati risk yaşaması için çok yüksek dozlarda (yaklaşık 18.750 mg) tüketmesi gerekir.

• Bağımlılık: THC’nin aksine, beynin ödül mekanizmasından sorumlu CB1 reseptörlerine bağlanmaz ve doğrudan öfori (aşırı mutluluk hali) yaratmaz.

Olumsuzluklar: İnsanlardaki klinik veriler oldukça sınırlıdır; çalışmalar genellikle küçük örneklem gruplarıyla, kısa takip süreleriyle ve tutarsız sonuçlarla yürütülmüştür. Alzheimer hastalarında sedasyon (uyku hali) gibi yan etkiler ciddi risk oluşturabilir. CBD, karaciğerdeki CYP450 enzimlerini güçlü bir şekilde inhibe eder; bu da antibiyotikler, antidepresanlar ve kan sulandırıcılar gibi diğer ilaçların toksik seviyelere çıkmasına neden olabilir. Reçetesiz satılan (OTC) ürünlerin %90’ının yanlış etiketlendiği; iddia edilenden çok daha az CBD içerdikleri veya yasal sınırın üzerinde THC barındırarak istenmeyen psikoaktif etkilere yol açtıkları saptanmıştır.

12. UYKUSUZLUK İÇİN CANNABİDİOL KULLANIMI
“Uykusuzluk (insomnia) yönetiminde cannabidiol kullanımı: sistematik bir inceleme.” (12)

Bu makale, uykusuzluk (insomni) yönetiminde Kannabidiol (CBD) kullanımını inceleyen 34 çalışmanın sistematik bir incelemesidir.

• İncelenen 34 çalışmanın tamamı, katılımcıların en az bir kısmında uykusuzluk semptomlarında iyileşme bildirmiştir.

• CBD ve THC’nin neredeyse eşit oranlarda (1:1) kullanıldığı hipotez testli 16 çalışmanın 12’sinde uyku sonuçlarında anlamlı iyileşme görülmüştür.

• CBD, THC’nin aksine psikoaktif etkilere sahip değildir, bu da onu terapötik kullanım için daha az tartışmalı hale getirir.

• Birçok hasta, yan etkileri veya uyum zorlukları nedeniyle standart tedaviler (Bilişsel Davranış Terapisi gibi) yerine CBD’ye yönelmektedir.

Olumsuzluklar: 34 çalışmadan sadece 2’si doğrudan uykusuzluk tanısı almış hastalara odaklanmıştır; diğerleri ikincil bir sonuç olarak uykuyu incelemiştir. CBD’nin tek başına (monoterapi) uykusuzluk tedavisi olarak etkinliğini destekleyen araştırmalar yetersiz ve sonuçlar değişkendir. CBD genellikle güvenli kabul edilse de, uykusuzluk için pazarlanmasını destekleyen titiz klinik çalışmalar hala eksiktir.

13. DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ: CANNABİDİOL RAPORU (13)

Bağımlılık ve Kötüye Kullanım Potansiyeli: İnsanlarda CBD, herhangi bir kötüye kullanım veya bağımlılık potansiyeli gösteren bir etki sergilemez. THC ile ilişkili psikoaktif veya kardiyovasküler etkileri (kafa yapıcı etki, kalp çarpıntısı vb.) üretmez.

Terapötik (Tedavi Edici) Uygulamalar: CBD’nin, Dravet sendromu ve Lennox-Gastaut sendromu gibi tedaviye dirençli durumlarda nöbet sıklığını azaltmada etkili bir tedavi olduğu klinik deneylerle kanıtlanmıştır. Ayrıca kaygı, şizofreni, kanser ve bağımlılık tedavisi gibi diğer tıbbi durumlar için de faydalı olabileceğine dair ön kanıtlar bulunmaktadır.

Güvenlik ve Tolerans: CBD genel olarak iyi tolere edilir ve iyi bir güvenlik profiline sahiptir. Toksisitesi nispeten düşüktür.

Vücutta Dönüşüm: CBD laboratuvar ortamında asidik koşullar altında THC’ye dönüştürülebilse de, ağız yoluyla alınan CBD’nin insan vücudunda (in vivo) THC’ye dönüştüğüne dair hiçbir kanıt yoktur.

Farmakokinetik: CBD’nin mide-bağırsak sisteminden emilimi değişkendir; karaciğerdeki ilk geçiş metabolizması nedeniyle ağız yoluyla biyoyararlanımı düşüktür (yaklaşık %6 civarında tahmin edilmektedir).

Epilepside Kanıtlanmış Etkinlik: Şiddetli ve tedaviye dirençli çocukluk çağı epilepsilerinde nöbetleri önemli ölçüde azaltır.

Bağımlılık Yapmaz: THC’nin aksine, CBD’nin bağımlılık yapıcı olmadığı ve kötüye kullanıma yol açmadığı görülmektedir.

Güvenli Profil: Klinik deneylerde hastalarda ciddi toksisite belirtisi göstermeden iyi tolere edilmiştir.

Geniş Terapötik Potansiyel: Nöroprotektif (sinir koruyucu), anksiyolitik (kaygı giderici) ve anti-inflamatuar (iltihap önleyici) kullanım için umut vaat etmektedir.

Zihinsel Bozukluk Yapmaz: Yüksek dozlarda bile motor becerileri veya psikomotor performansı bozmaz.

Olumsuzluklar: İshal, uyuşukluk (somnolans), iştah azalması, kusma ve ateş gibi yan etkiler bildirilmiştir. CBD, hastaların kullandığı diğer ilaçlarla etkileşime girerek yan etkilerini artırabilir veya karaciğer fonksiyon testlerini etkileyebilir. Ağız yoluyla alınan CBD’nin sadece küçük bir kısmı (%6) sistemik dolaşıma ulaşır. Çevrimiçi satılan birçok ürünün içeriği doğrulanmamıştır ve sahte tıbbi iddialar içerebilir. Emilim oranları kişiden kişiye değiştiği için ağız yoluyla tutarlı dozlama yapmak zor olabilir.

14. AĞRI TEDAVİSİNDE CBD
“Cannabidiol (CBD): Ağrı tedavisinde klinik ve klinik öncesi delillerin sistematik bir incelemesi.” (14)

Etkinlik Kanıtları: İncelenen 11 klinik çalışmadan 7’si; osteoartrit, nöropatik ağrı, bruksizm (diş gıcırdatma) ve atopik dermatit gibi durumlarda ağrının önemli ölçüde azaldığını rapor etmiştir.

Analjezik Mekanizmalar: CBD’nin ağrı kesici etkileri esas olarak TRPV-1, 5HT-1A (serotonin) ve CB1 reseptörlerinin aktivasyonu yoluyla gerçekleşir. Ayrıca PGE2 gibi aracıları azaltarak ve mikroglia aktivasyonunu baskılayarak güçlü anti-inflamatuar (iltihap giderici) özellikler sergiler.

Nöroprotektif Faydalar: Klinik öncesi çalışmalar, CBD’nin özellikle otoimmün ensefalomiyelit ve omurilik yaralanması modellerinde enflamasyon ve oksidatif hasara karşı sinir koruyucu (nöroprotektif) faydalar sağladığını göstermektedir.

Farmakokinetik ve Biyoyararlanım: CBD, karaciğerdeki ilk geçiş metabolizması nedeniyle ağız yoluyla alındığında düşük biyoyararlanım gösterir (bazı çalışmalarda %19 veya daha az). Buna karşılık, topikal (sürülerek) uygulama yüksek geçirgenlik gösterir ve artrit gibi bölgesel durumlar için oldukça etkilidir.

Güvenlik Profili: Analiz edilen çalışmalar sonucunda CBD’nin genel olarak güvenli olduğu, ciddi bir yan etki veya tedaviyi bırakma durumuna yol açmadığı görülmüştür.

Etkili Ağrı Kesici: Osteoartrit, kronik ve nöropatik ağrılarda etkinliği kanıtlanmıştır.

Psikoaktif Değildir: THC’nin aksine “kafa yapıcı” etkisi yoktur, bu da hastaların günlük işlevlerine devam etmesini sağlar.

Yüksek Güvenlik Profili: İncelenen deneylerde ciddi bir yan etki bildirilmemiş, toleransı yüksek bir bileşiktir.

Anti-İnflamatuar Özellikler: İltihabı azaltmak için birden fazla yoldan etki eder, bu da otoimmün ve eklem hastalıkları için avantajlıdır.

Daha Fazla Araştırma İhtiyacı: Sonuçlar umut verici olsa da, yazarlar klinik kanıtların hayvan deneylerine kıyasla hala sınırlı olduğunu ve izole CBD’ye odaklanan daha yüksek kaliteli klinik çalışmalara ihtiyaç duyulduğunu belirtmektedir.

15. KRONİK AĞRIDA CANNABİDİOLÜN ETKİNLİĞİ
“Kronik Ağrıda Kannabidiolün Etkinliği, Güvenliği ve Düzenlenmesi” (15)

Opioid Kullanımında Azalma: CBD, kronik ağrı yönetiminde opioidlere (ağır ağrı kesicilere) karşı umut verici bir alternatif olarak görülmektedir. İncelemedeki bir çalışmada, sekiz haftalık CBD kullanımından sonra hastaların %53,2’sinin opioid ilaçlarını azalttığı veya tamamen bıraktığı görülmüştür.

Yaşam Kalitesine Etkisi: CBD sadece ağrıyı azaltmakla kalmaz, aynı zamanda uyku kalitesi ve genel yaşam kalitesinde de önemli iyileşmeler sağlar. Bir çalışmada katılımcıların %94’ü yaşam kalitesi puanlarının arttığını bildirmiştir.

Etki Mekanizması: CBD, THC’nin aksine CB1 reseptörü üzerinde farklı bir şekilde (negatif allosterik modülatör olarak) etki ettiği için sarhoş edici/kafa yapıcı bir etki yaratmaz. Ayrıca ağrı ve enflamasyonla ilgili TRPV1 ve 5-HT1A (serotonin) reseptörleriyle etkileşime girer.

Anti-inflamatuar ve Koruyucu Etki: CBD’nin güçlü anti-inflamatuar (iltihap giderici) ve nöroprotektif (sinir koruyucu) özelliklere sahip olduğu, reaktif oksijen türlerinin (ROS) üretimini azaltabildiği kanıtlanmıştır.

Uygulama Yolu: CBD’nin etkinliği uygulama yoluna bağlıdır. Özellikle nöropatik ağrılar ve kansere bağlı ağrılarda ağız içi spreylerin (oromukozal) daha baskın bir kontrol sağladığı bulunmuştur.

Araştırma İhtiyacı: Sonuçlar çok olumlu olsa da, birçok üründe az miktarda THC bulunması nedeniyle faydanın tamamen CBD’den kaynaklandığını söylemek zordur. Kesin klinik kanıtlar için daha büyük ölçekli ve izole CBD çalışmalarına ihtiyaç vardır.
Geniş Kapsamlı İyileşme: Ağrının yanı sıra kaygı, uykusuzluk ve uyku kalitesi gibi ikincil sorunları da iyileştirir.

16. CANNABİDİOLÜN GERÇEK DÜNYADA ETKİNLİĞİ VE GÜVENLİĞİ
“Gelişimsel ve epileptik ensefalopatilerde kannabidiolün gerçek dünya etkililiği ve güvenliği” (16)

Bu akademik makale, 2020-2024 yılları arasında İtalya’da Gelişimsel ve Epileptik Ensefalopatili (DEE) 107 hasta üzerinde yapılan, saflaştırılmış Kannabidiol’ün (CBD) gerçek dünya verilerine dayalı etkinliğini ve güvenliğini incelemektedir.
• 20 aylık takip süresi sonunda hastaların %69’unda nöbet sıklığında %50 veya daha fazla azalma görülmüştür.

• CBD’nin Lennox-Gastaut Sendromu (LGS), Tüberoz Skleroz Kompleksi (TSC) ve diğer DEE türlerinde, Dravet Sendromuna (DS) kıyasla daha etkili olduğu ve daha yüksek tedavi devamlılığı sağladığı saptanmıştır.

• Genetik veya nedeni bilinmeyen kökenli epilepsilerde, yapısal veya enfeksiyon kaynaklı olanlara göre daha iyi klinik sonuçlar elde edilmiştir.

• Nöbet kontrolünün ötesinde; uyanıklık artışı (%56), uyku kalitesinde iyileşme (%25) ve motor performansta artış (%14) gibi nöbet dışı olumlu sonuçlar bildirilmiştir.

• Yan etkiler genellikle hafif ve geçici olup hastaların sadece %9’u bu etkiler nedeniyle tedaviyi bırakmıştır.

• Yüksek Başarı Oranı: Hastaların büyük çoğunluğunda (%69) nöbetlerde en az yarı yarıya azalma sağlar

 


1- Sholler, D.J., Schoene, L. and Spindle, T.R. (2020). Therapeutic Efficacy of Cannabidiol (CBD): a Review of the Evidence From Clinical Trials and Human Laboratory Studies. Current Addiction Reports, 7(3), pp.405–412. doi:https://doi.org/10.1007/s40429-020-00326-8.

2- Schouten, M., Dalle, S., Mantini, D. and Koppo, K. (2024). Cannabidiol and brain function: current knowledge and future perspectives. Frontiers in Pharmacology, [online] 14. doi:https://doi.org/10.3389/fphar.2023.1328885.

3- Atalay, S., Jarocka-Karpowicz, I. and Skrzydlewska, E. (2019). Antioxidative and Anti-Inflammatory Properties of Cannabidiol. Antioxidants, [online] 9(1), p.21. doi:https://doi.org/10.3390/antiox9010021.

4- Blessing, E.M., Steenkamp, M.M., Manzanares, J. and Marmar, C.R. (2015). Cannabidiol as a Potential Treatment for Anxiety Disorders. Neurotherapeutics, [online] 12(4), pp.825–836. doi:https://doi.org/10.1007/s13311-015-0387-1.

5- Arias, A.Y., Vadell, K., Arti Vashist, Nagesh Kolishetti, Lakshmana, M.K., Nair, M. and Liuzzi, J.P. (2024). Cannabidiol, a plant-derived compound, is an emerging strategy for treating cognitive impairments: comprehensive review of randomized trials. Frontiers in Pharmacology, 15. doi:https://doi.org/10.3389/fphar.2024.1403147.

6- Rojas-Valverde, D. and Fallas-Campos, A. (2023). Cannabidiol in sports: insights on how CBD could improve performance and recovery. Frontiers in Pharmacology, [online] 14. doi:https://doi.org/10.3389/fphar.2023.1210202.

7- Corroon, J. and Phillips, J.A. (2018). A Cross-Sectional Study of Cannabidiol Users. Cannabis and Cannabinoid Research, 3(1), pp.152–161. doi:https://doi.org/10.1089/can.2018.0006.

8- Luz-Veiga, M., Azevedo-Silva, J. and Fernandes, J.C. (2023). Beyond Pain Relief: A Review on Cannabidiol Potential in Medical Therapies. Pharmaceuticals, 16(2), p.155. doi:https://doi.org/10.3390/ph16020155.

9- Britch, S.C., Babalonis, S. and Walsh, S.L. (2020). Cannabidiol: pharmacology and therapeutic targets. Psychopharmacology, 238(1), pp.9–28. doi:https://doi.org/10.1007/s00213-020-05712-8.

10- Swenson, K. (2025). Beyond the hype: a comprehensive exploration of CBD’s biological impacts and mechanisms of action. Journal of Cannabis Research, 7(1). doi:https://doi.org/10.1186/s42238-025-00274-y.

11- Oberbarnscheidt, T. and Miller, N.S. (2020). The Impact of Cannabidiol on Psychiatric and Medical Conditions. Journal of Clinical Medicine Research, [online] 12(7), pp.393–403. doi:https://doi.org/10.14740/jocmr4159.

12- Ranum, R.M., Whipple, M.O., Croghan, I., Bauer, B., Toussaint, L.L. and Vincent, A. (2022). Use of Cannabidiol in the Management of Insomnia: A Systematic Review. Cannabis and Cannabinoid Research, 8(2). doi:https://doi.org/10.1089/can.2022.0122.

13- Dünya Sağlık Örgütü (2018). CANNABIDIOL (CBD) Critical Review Report. Geneva: Expert Committee on Drug Dependence.

14- Cásedas, G., Martín de Yarza-Sancho and Víctor López (2024). Cannabidiol (CBD): A Systematic Review of Clinical and Preclinical Evidence in the Treatment of Pain. Pharmaceuticals, [online] 17(11), pp.1438–1438. doi:https://doi.org/10.3390/ph17111438.

15- Villanueva, M.R.B., Joshaghani, N., Villa, N., Badla, O., Goit, R., Saddik, S.E., Dawood, S.N., Rabih, A.M., Niaj, A., Raman, A., Uprety, M., Calero, M. and Khan, S. (2022). Efficacy, Safety, and Regulation of Cannabidiol on Chronic Pain: A Systematic Review. Cureus, 14(7). doi:https://doi.org/10.7759/cureus.26913.

16- Perulli, M., Bianchetti, M., Pantalone, G., Quintiliani, M., Gambardella, M.L., Picilli, M., Marini, C., Cesaroni, E. and Battaglia, D.I. (2025). Real-world efficacy and safety of cannabidiol in developmental and epileptic encephalopathies. Epilepsia open, [online] 10(6), pp.1806–1813. doi:https://doi.org/10.1002/epi4.70149.

İÇİNDEKİLERE DÖN

Founder and Head of Medical Cannabis Türkiye (MCT) since 2007. He previously served as an International Relations and Agreements Specialist for the Republic of Türkiye. In 2007, he relocated to the United States. He is a strong advocate for 100% non-profit, open-source knowledge sharing on the Living Soil Food Web, KNF, JADAM, and other sustainable cultivation techniques for medicinal cannabis.

My New Stories